
Nara’da Bir Gün: Geyiklerden Çok Daha Fazlası
Nara’da bir günde ne yapılır? Nara Park, Tōdai-ji, Kasuga Taisha ve geyikler hakkında deneyim odaklı detaylı gezi rehberi.
Devamını OkuKategori

Nara’da bir günde ne yapılır? Nara Park, Tōdai-ji, Kasuga Taisha ve geyikler hakkında deneyim odaklı detaylı gezi rehberi.
Devamını Oku
Kyoto’dan Tokyo’ya geçince şehir neden daha yoğun hissediliyor? İlk kez Tokyo’ya gelenler için kaos, düzen ve şehir hissi üzerine gerçekçi bir ilk bakış.
Devamını Oku
Kyoto mu Tokyo mu daha uygun? İlk kez Japonya’ya gidenler için tempo, kalabalık, yürüyüş, yemek ve his üzerinden tarafsız bir karşılaştırma.
Devamını Oku
Bolonya, ilk bakışta diğer İtalyan şehirlerine göre daha sessiz, daha sade bir havası olan ama içine girdikçe sizi kendine bağlayan bir yer. Beni en çok etkileyen şey, yürüdükçe uzayan portico’ların altında kaybolma hissiydi. Bu şehirde zaman biraz daha yavaş akıyor; şaraplar daha derin, yemekler daha gerçek ve sokaklar daha az gösterişli ama daha sıcak.
Devamını Oku
Floransa’ya adım attığınız anda sizi karşılayan ilk şey, şehrin eşsiz atmosferidir. Dar taş sokakları, sıcak sarı ve turuncu tonlarda yükselen binaları, her köşesinden tarihin fısıldadığı dokusu ile Floransa adeta geçmişe açılan bir kapı gibidir. İtalya’nın kalbinde yer alan ve Rönesans’ın doğum yeri olarak bilinen bu şehir, yalnızca sanat müzeleriyle değil, günlük yaşamın her anına sinmiş kültürüyle büyüler.
Devamını Oku
Modena… Adını büyük şehirler kadar sık duymasanız da kalbinizi sessizce çalan bir şehir. Kuzey İtalya’daki Emilia-Romagna bölgesine gizlenmiş bu küçük şehir; hızlı arabaları, balsamik sirkesi ve unutulmaz yemekleriyle dünyaca ünlü. Ama tüm bunların ötesinde Modena’nın sunduğu şey çok daha farklı: daha yavaş bir tempo, samimi bir atmosfer ve gerçek İtalyan yaşamının tadı.
Devamını Oku
İkinci kez geldiğimiz bir şehirdi Rimini. Ama bu defa daha hazır, daha açık, daha farkında geldik. İstasyondan çıkar çıkmaz yüzümüze çarpan o sıcak ve nemli hava, arka fonda sürekli çalan bir yazlık kasaba müziği gibiydi — tanıdık ama hâlâ merak uyandıran. Rimini bir çelişki değil. Birbirine zıt şeylerin uyumla var olabildiği nadir yerlerden biri. Bir yanda Tiberius’un taş köprüsüne yaslanan Roma kalıntıları, diğer yanda gece geç saatlerde bile dolu plaj voleybolu sahaları...
Devamını Oku
Roma’ya vardığımda daha ilk andan şehrin enerjisi beni içine çekti. Bavulumu otele bırakır bırakmaz kendimi sokaklara attım çünkü zaman kaybetmek istemiyordum. “Roma’da ilk gün nasıl geçmeli?” diye düşünüyorsanız, ben kendi rotamı ve deneyimlerimi paylaşayım.
Devamını Oku
Verona… Daha trenden indiğim ilk anda, şehrin adını duyduğumda akla gelen romantizmi hissetmeye başlamıştım. Burası sadece Shakespeare’in efsanevi aşk hikâyesine sahne olmuş bir şehir değil; aynı zamanda İtalya’nın büyüsünü, sakinliğini ve tarihi atmosferini bir arada sunuyor
Devamını Oku
Orta Avrupa’da peş peşe yaptığımız şehir yolculuklarının üçüncü durağı olan Budapeşte, beklentilerimizi hızlıca alt üst eden bir şehir oldu. Viyana’nın zarif düzeninden ve Prag’ın masalsı atmosferinden sonra benzer bir ruhla karşılaşacağımızı düşünüyorduk, ancak Budapeşte bambaşka bir enerjiyle karşımıza çıktı. Hareketli, canlı, genç ve sürekli akış hâlinde olan bu şehir, hem arkadaş grubuyla gezmek için ideal bir ortam sundu hem de kısa sürede kendine özgü karakterini güçlü bir şekilde hissettirdi.
Devamını Oku